Tüketici Birliği Federasyonu

"Türkiye'nin Vicdanı"

‘Türk startup’lar küreseli hedeflemeli

Türkiye’de faaliyete geçen Küresel Girişimcilik Ağı GEN’in Türkiye Başkan Yardımcısı Hande Çilingir, “Türkiye’den çıkıp küresele açılan girişimci sayısını artırmayı hedefliyoruz. Önemli fonlarla Türk girişimciler arasında köprü kuracağız” diyor.

Türkiye’de yeni nesil girişimcilik ekosistemi gelişiyor. Pandemi şartlarına karşın geçen yıl ilk milyar dolarlık şirketini (unicorn) çıkaran ülkemizde bu girişimciliğin gelişmesine katkı sağlamak için yeni bir dernek de kuruldu.

180 ülkede faaliyet gösteren Global Entrepreneurship Network – Küresel Girişimcilik Ağı (GEN) derneğinin Türkiye ayağı faaliyete geçti.

Ekosisteme katkı

Başkanı ve üyeleri tanıdık isimler… Yemeksepeti’nin kurucusu Nevzat Aydın, başkan. Koton’dan Gülden Yılmaz, Insider CEO’su Hande Çilingir, Turkven’den Göktekin Dinçerler, Habitat’tan Sezai Hazır, başkan yardımcıları. Küresel başarılara da imza atan bir Türk girişimci olan Hande Çilingir’le, dernek ve ülkemizdeki girişimcilik hakkında sohbet etme şansı yakaladım.

Türkiye’deki girişimcilerin yurtdışı bakışını genişletmek istediklerinden bahsediyor. Çilingir, “GEN’in amacı Türkiye’de girişimcilik ekosistemini geliştirmek. İş fikri olup girişimci olmak isteyenleri daha fazla ortaya çıkarmak. Bunu yaparken de Türkiye’den çıkıp küresele açılan girişimci sayısını artırmak” diyor. Yapmayı planladıkları arasında dünyanın en önemli fonları ile Türk girişimciler arasında köprü kurmak da var.

Çilingir’in vurgusu hep küresel düşünmek üzerine. Ona göre, Türkiye’de kurulup globale açılan firmalardan daha fazla şey öğrenmek gerekiyor. Bu sayının da artması şart. Yeni girişimlerin vizyonu bu yönde olmalı. Çilingir, Türkiye’deki startup ekosistemindeki eksikleri ise şöyle sıralıyor: “Daha fazla globale gitme düşüncesi olmalı. Fonlama kısıtlı. Bunlar üzerinde çalışmalarımız olacak. ‘Hızlandırıcılık’ alanında holdingler daha aktif olmalı. Devletin sağladığı teşvikler özellikle teknokentler özelinde daha zenginleştirilmeli. Beyin göçü de arttı. Bunu engellemek için çalışmalıyız.”

Yeni unicorn çıkar

Hande Çilingir, eksiklere karşın Türkiye’deki startup ekosisteminden umutlu. Ancak yatırım tutarları, girişimci sayısı ve kadın girişimci oranının artması gerektiğini vurguluyor. Ona göre, bunlar geliştirmeye açık alanlar ama iyi yoldayız. Yıllardır kriz yönetimi yapılması nedeniyle Türk girişimcilerin pandemi sürecini daha iyi yönettiği görüşünde.

Çilingir, Türkiye’den yeni unicorn’lar çıkabileceğini belirtiyor: “Bu potansiyele sahip girişimler var. Bir girişimin değerini ölçecek şey sadece Türkiye değil, dünyaya ürününü satmak. Dünya için bir şeyler yaratmak. Bu noktaya geldiyseniz birkaç milyar dolarlık şirket haline gelirsiniz. Bunu yapabilecek çok firmamız da var.”

Kadın girişimci artmalı

Hande Çilingir, pandeminin dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yatırımları biraz azalttığını anımsatıyor:

“Ama kısa sürede normale dönüldü. Kriz aynı zamanda fırsat anlamına geliyor. Kurulan startup sayısında azalma olmadı. Başta sağlık olmak üzere yeni alanlarda fırsatlar doğdu. Ben her zaman yapay zeka, makine öğrenmesi gibi alanlarda fırsat görüyorum. Sektörü ne olursa olsun her firma eninde sonunda teknoloji firması haline gelecek.”

O, Türkiye’de kadın girişimciliğini eksik görüyor. Kadınların daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyor. GEN Türkiye olarak bunun önemli misyonlarından olacağını ve yeni bir proje geliştireceklerini de aktarıyor.

Eskilerden öğrenin

Hande Çilingir, girişimcilere şu tavsiyelerde bulunuyor:

“Öncelikle çok okumak gerekiyor. Aynı yollardan geçen girişimcilerden öğrenin, onlara fikir sorun. GEN Türkiye’de bunu yapmak istiyoruz. Eski girişimcilerle yeni girişimcileri biraraya getireceğiz. Sadece Türkiye değil dünyaya satılabilecek bir ürün, hizmet bulun. Ekip çalışması, fikir kadar önemli.”
Çilingir, şu anda Girişimcilik Dünya Kupası’nın Türkiye ayağını yönettiklerini, girişimcilere büyük ödüllerin dağıtılacağı yeni projeleri de hayata geçireceklerini aktarıyor.

ÖİV farkı cep faturalarına yansıyor

Özel İletişim Vergisi’nin (ÖİV) oranının yüzde 7.5’dan yüzde 10’a çıkarılmasının yansımaları faturalarda görülmeye başladı. Operatörler abonelerine kısa mesajla şubat faturalarına bu zammı yansıtacaklarını duyuruyor. Tüketici dernekleri ise bu duruma tepkili.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Murat Kırık, bu kararla konuşma, mesajlaşma, internet gibi hizmet türlerinde zamlı faturaların gelmeye başladığını söyledi.

Olumsuz etkileyecek

Murat Kırık, 1999 Marmara Depremi’nden sonra kamu hizmetlerinin finansman ihtiyaçlarını karşılama hedefiyle ÖİV ilk getirildiğinde geçici bir yapıya sahip olduğunu anımsattı. Kırık, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fakat 1999’dan günümüze geçen sürede bu geçici vergi devletin ana gelir kalemlerinden biri durumunu geldi. ÖİV’den, 2020’de yaklaşık 4.5 milyar liraya yakın gelir elde edildi. Devletin gelir elde etmesi açısından bu artış olumlu olsa da pandemi döneminde tüm dünyayı etkileyen olumsuz ekonomik koşullar göz önüne alındığından faturalara yansıyan bu artış vatandaşları olumsuz şekilde etkileyecek. 2020 Aile Haberleşme Giderleri Raporu’nda 4 kişilik bir ailenin haberleşme giderinin vergiler dahil 3.736 TL olduğu açıklanmıştı. ÖİV artışıyla bu bedele 74 TL daha eklenecek. Ayrıca bu durum işletmeleri de olumsuz bir biçimde etkileyecek. Telekom şirketlerinin vatandaşlardan yıllık taahhüt almaları nedeniyle bu artışın ne şekilde faturalara yansıyacağı da soru işaretidir.”

Özellikle pandemi döneminde internet ve dijital iletişime olan ihtiyacın arttığını belirten Kırık şöyle devam etti:

“Uzaktan eğitim ve evden çalışma kapsamında internet ve operatörlere duyulan ihtiyaç adeta hayati hale geldi. Bu vergi kapsamında etkilenecek hizmetlerin başında GSM servis hizmetleri, internet servis sağlayıcılarından alınan hizmetler, radyo, televizyon, uydu ve dijital platformlara yönelik hizmetler yer alıyor. Vergi mükellefleri, elektronik haberleşme hizmetlerini sağlayan işletmeciler.”

‘Dikkatli olun’

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de, bu verginin telekom operatörleri tarafından fatura bedeline eklenerek devlete ödendiğini dile getirerek, şunları söyledi:

“Bu nedenle 30.01.2021 tarihinden itibaren alınacak her türlü iletişim hizmetleri yeni vergi oranı üzerinden faturalandırılacak. Geçmiş yıllarda, bu tür düzenlemeler yapıldığında bazı operatörlerin fatura kesim tarihinin ilişkin olduğu dönemin tamamını yeni oranla vergilendirdiklerini tespit etmiştik. Tüketiciler bu nedenle şubat ayındaki iletişim faturalarına dikkat etmeliler. Sıradışı bir durum varsa mutlaka sekiz gün içinde, firmanın çağrı merkezini arayarak itirazlarını yapmalı ve BTK’nın sitesinden bu durumu şikayet olarak iletmeliler.”

‘Üzüntüyle karşıladık’

Tüketici Hak Arama Derneği Başkanı Nihat Altay da, bu dönemde hiçbir ailenin internete erişimde sorun yaşamaması için devletin yardım noktasında düzenleme getirmesini beklerken özel iletişim vergisine zam yapılmasını üzüntüyle karşıladıkları kaydetti. Altay, “Halen daha EBA’ya erişmeyen onlarca il ve milyonlarca öğrenci varken, asgari ücret ve altında çalışanlar bırakın faturalı hattı, kontorlü hatları kapanmasın diye 6 ayda bir lira yüklüyor. Salgın nedeniyle halkın ve esnafın ekonomik durumu kötüye gitmişken ve internet erişimine en fazla ihtiyaç duyulan bir dönemdeyken internet ve mobil iletişimden vergi alınması hatta zam yapılması kabul edilemez bir durumdur” ifadelerini kullandı.

Hanife Baştürk

Kaynak:   https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/hanife-bas/turk-startuplar-kureseli-hedeflemeli-6436826