Tüketici Birliği Federasyonu

"Türkiye'nin Vicdanı"

Kredi Çekerken Hayat Sigortası Yapılmalı mı?

Kredi çekerken sigorta yaptırmanın mecburiyeti, yaptırılmadığı taktirde faydası veya zararı, yaptırdıktan sonra ki süreç, vefat halinde yükümlülük kime ait gibi tüketiciler pek çok sorunla karşılaşıyor.

Öncelikle bankadan kredi kullanırken hayat sigortasının yapılması zorunlu değil. Yani banka kredi verirken “hayat sigortasını zorunlu yaptıracaksın” diyemez. Ancak bazı durumlarda banka risk değerlendirmesi yapıp, tüketicilerden hayat sigortası talep edebilir. Eğer kredi çekecek vatandaşın kronik veya ağır bir hastalığı varsa banka bu durumda sigorta talep edebilir, hatta hayat sigortasına yüksek miktarda ücret çıkarabilir. Örnek olarak hastalığı bulunan tüketici 40 bin lira kredi çekmek isterse sigorta şirketleri kredi karşılığında 10 bin lira sigorta ücreti talep edebilir. Bu durumda tüketicinin o bankanın çalıştığı sigorta şirketinden hayat sigortası yaptırma mecburiyeti yoktur. Eğer 10 bin liradan daha düşük bir ücretle başka sigorta şirketinden hayat sigortası yapılabiliyorsa banka sorun çıkaramaz.

Tüketici kredi çekerken hastalığını gizler ve sigorta yaptırmaz ise mirasçılar kalan kredi taksitlerini ödemek zorundadır. Kredi çektikten sonra tüketicinin hastalığı ortaya çıkarsa banka mirasçılardan ücret talep edemez. Kredi çektikten sonra hastalığın ispatı da hastaneden alınacak epikriz evrakları ile sağlanabilir.

Banka hayat sigortası yapmamışsa, tüketici de sigorta talep etmemişse ve kredi süresi içinde tüketici vefat ederse mirasçıları, “neden sigorta yapmadın” diye bankayı suçlayamaz. Kalan krediyi tüketici ödemek zorundadır.

Bunun yanında kredi süresi boyunca hayat sigortası yapılmış ancak herhangi bir nedenden dolayı banka sigortayı kesmiş, iptal etmiş ya da yenilememişse banka kabahatlidir.

Şu husus çok önemli. Tüketiciler kredi kullanırken hayat sigortası mutlaka yaptırmalıdır. Bu bir gereklilik değil, tüketicinin varisleri açısından mecburiyet olduğunu belirtmek isterim. Çünkü sigorta yapılmadığı taktirde vefat eden kişinin mirasçıları kalan krediyi ödemede pek çok zorlukla karşılaşıyor ve çoğu kez krediyi ödememek için reddi miras talebinde bulunuyor. Ayrıca Sigorta şirketleri her yıl, kredi çekerken hayat sigortası yaptırıp, vefat eden 100 bine yakın kişinin varislerine tazminat ödüyor. Tüm bunlar göz önünde bulunduğunda kredi çekerken hayat sigortasının yaptırılmasını tavsiye ettiğimi belirtmek isterim.

Tüketici Tercihlerinde Yerel, Ulusal Fark eder mi?

Ülkemizde uzun zamandır ‘tekel’ kelimesinin ucundan tutulmuş kurumlar, işletmeler karalanıyor. Tekelin ne olduğunu, nasıl var olduğunu bilmeden sadece algı oluşturularak tüketici yönlendirilmeye çalışılıyor. Tekelin anlamı bir şehirde, bölgede, ülkede rakibi olmadan tek başına fiyat belirleyip, yön veren ve uygulayandır.

Hiç bir mağaza, market ve tedarikçi tekel değiller. Çünkü karşılarında rekabet ettikleri pek çok yerel, ulusal işletme ayrıca bakkallar var. Kim tüketiciye ucuz ürün satarsa tüketici oraya yöneliyor. 2021’in başından bu yana Türkiye’de internet üzerinden satış yapan e-ticaret sitelerine en fazla sipariş verilen ürün ayçiçek yağı olmuş. Demek ki tüketiciler ucuz neresi ise oradan alışveriş yapıyor. Ve binlerce kilometre uzağa sipariş veren tüketici, 500 metre uzak veya yakın, yerel veya ulusal gözetmeden tercihini belirleyebiliyor. Kısaca tüketicilerin tercihlerinin yerel, ulusal veya mesafe ile alakası yoktur.

Rekabet tüketiciyi yönlendirmekle olmaz. İyi hizmet, hesaplı ürün ve kalite ile olur. Kim bu şartları taşırsa zaten tüketici o işletmeye sorgusuz, sualsiz gidecektir. Sosyal medya üzerinden resimlerle “ürünün gramajı etiket üzerinde yazandan farklı satılıyor” gibi gerçek dışı paylaşımlarla hem vebale girildiğini hem de hukuki olarak suç işlendiğini belirtmek isterim.!

Nihat Altay