Tüketici Birliği Federasyonu

"Türkiye'nin Vicdanı"

Bari Ona Zam Yapmasaydınız

Bilindiği üzere 1999 yılında Marmara depreminin ardından kaynak oluşturmak amacıyla hayatımıza geçici olarak giren Özel İletişim Vergisi (ÖİV) hala alınmaya devam ediyor. Ve kamuoyunda oluşan yoğun tepkiden dolayı kalkacak diye beklediğimiz ÖİV, devletin gelir kaynakları arasında önemli bir yer edinmişe benziyor.

Telefon konuşmaları, internet ücretleri ve kablolu televizyon yayınlarından alınan Özel İletişim Vergisi, 30 Ocak’ta artırılarak yüzde 7.5’ten yüzde 10’a çıkartıldı. Bizler hiç bir ailenin internete erişimde sorun yaşamaması için devletin yardım noktasında düzenleme getirmesini beklerken özel iletişim vergisine zam yapılmasını üzüntüyle karşıladık.

Halen daha EBA’ya erişmeyen onlarca il ve milyonlarca öğrenci varken, asgari ücret ve altında çalışanlar, bırakın faturalı hattı, kontörlü hatları kapanmasın diye 6 ayda bir ‘lira’ yüklüyorken, salgın nedeniyle halkın ve esnafın ekonomik durumu kötüye gitmişken ve internet erişimine en fazla ihtiyaç duyulan bir dönemdeyken internet ve mobil iletişiminden vergi alınması hatta zam yapılması (ÖİV) kabul edilemez bir durumdur.

Korona Virüs salgını ile birlikte internete erişim lüks değil mecburi hale gelerek sadece sabit internet abone sayısına son aylarda 2.6 milyon kişi daha eklendi. Ancak halen daha özellikle güneydoğu il ve ilçelerimizde gerek alt yapı, gerekse maddi yetersizlikten dolayı internete erişemeyen pek çok aile var. Yüz yüze eğitime geçme plan ve programların yapıldığı bu günlerde okullar açılsa dahi uzaktan eğitime devam edilecektir. Eğitimde fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmak için her öğrencinin internete ulaşması noktasında gerekli adımların atılması gerekir. Bunlardan bir tanesi de Özel İletişim Vergisinin (ÖİV) kaldırılmasıdır.

Geçtiğimiz günlerde kaymakamlık binasında tanık olduğum 2 kişinin konuşmasında yaşla amca genç olana “çocuklar nasıl, eğitimleri nasıl gidiyor,” diye sordu. Diğerinin verdiği cevap içler acısıydı. “Ben eve internet çekemedim. Çocuklar bir gün dahi eğitim alamadılar. Kahvede çalışıyordum. Şu an kapalı olduğundan dolayı zaten işsizim.”

Bu nedenle bırakın zam yapmayı, geliri asgari ücret ve altında olanların internet giderlerini devletin karşılaması gerekir. EBA’ya erişebilen öğrencilerin de pek çoğu anne ve babalarının telefon ve internetleriyle güç koşullarda eğitim almaya çaba gösteriyorlar. Bu süreçte görüştüğüm öğretmenlerimiz “uzaktan eğitime başlanılan günden şimdiye kadar, hiç derse katılmayan öğrencilerimiz var”, diyorlar. Sonuç olarak zaten yüksek ücret olarak karşımıza çıkan, mobil elektronik haberleşme, radyo ve televizyon yayınları, kablolu-kablosuz internet servis sağlayıcılığı hizmetleri bu zamla birlikte tüketiciye ek yük olarak karşımıza çıkacaktır.

Nihat Altay