Tüketici Birliği Federasyonu

"Türkiye'nin Vicdanı"

“Lütfen artık ifademi alın!”

2 milyonu kayıt dışı olmak üzere Türkiye’de yılda 12 milyon adet cep telefonu satışı yapılıyor. Cahil’in İzlencesi, çalıntı telefonları, Imei numarası klonlanmasını ve BTK’nın bu konudaki çalışmalarını kaleme aldı. Sadece İstiklal Caddesi üzerinde ortalama günde 60 telefon hırsızlığı yapıldığını biliyor musunuz? Ben de başıma gelince, öğrendim! Sonra da şunu öğrendim. Yılda yaklaşık 22 bin telefon hırsızlığı yapılan caddenin bağlı olduğu Taksim Şehit Haşim Usta Polis Merkezi’nin alt katını böcekler bastığı için, hizmet üst kattan ve daha ağır verilebiliyor. 10 dakika içinde ikisi Avrupalı turist olmak üzere dört kişi telefon hırsızlığı bildirimi için geliyor. Benim ifadem polis merkezinin her defasında “Çok işimiz var, daha sonra gelin” denmesi nedeniyle öteleniyor. İkinci gelişimde de ifade veremeyince, nöbet tutan polis, “IMEI numaran neymiş, merak ettim göster” diyor. Dördüncü gelişimde ve hırsızlıktan ancak üç ay sonra ifademi verebiliyorum. Bu nedenle kamera kayıtlarının bulunamayacağı belirtiliyor. Sistem şöyle işliyor, ifade için direkt polis merkezine alınmıyorsunuz. Önce, bina dışında nöbet tutan memuru ikna etmeniz isteniyor. İlk gerekçe şu: “IMEI numaran yanında değilse, daha sonra gel.” IMEI NUMARASI NEDİR? Öncelikle IMEI, otomobillerin şasi numarası gibi, kullandığınız akıllı telefon cihazının numarası. Hırsıza karşı tüm dünyada en büyük güvence. Çünkü telefonunuzun çalındığını söylediğinizde, savcılık emriyle BTK telefonun IMEI numarasına bakarak, o cihazın şebekeye erişimini engelliyor. Ancak bu durum Türkiye’de pek işlemiyor! TÜRKİYE’DE YILDA ÇALINAN TELEFON SAYISI? 2 milyonu kayıt dışı olmak üzere Türkiye’de yılda 12 milyon adet cep telefonu satışı yapılıyor. Yine yılda 1 milyon adet telefonun çalındığı belirtiliyor. 2 milyon kaçak telefonla birlikte, toplam 3 milyon telefona klon IMEI numarası çakılarak, piyasaya sürülüyor. Yani Türkiye’de kabaca 3 milyar liralık çalıntı telefon endüstrisi oluşmuş. “IMEI ÇAKMAK!” Fatih’teki, Aksaray yer altı çarşısında, klonlama 25-30 TL’ye uygulanıyor. Buradaki esnafın tabiriyle “IMEI çakılıyor.” Nadiren kullanımda olmayan aynı marka ve modeldeki eski bir telefonun ama çoğunlukla, kullanımdaki herhangi bir vatandaşın IMEI numarası kopyalanıyor. İkinci yönteme sallama, deniyor. Bilişim Yazarı Serhat Ayan, şayet aynı marka ve modeldeki bir telefonun IMEI numarası kullanılırsa, BTK’nın bile durumu anlayamayacağını ifade ediyor. BTK KLONLANMIŞ ÇALINTI TELEFONU GÖRÜYOR! BTK’nın havuzunda 27 yıldır, hangi IMEI numarasının hangi marka ve modeldeki telefondan sinyal verdiği görülüyor. Yani, 2 G bir cihazın 4 G bir cihazdan, hatta X marka ve modeldeki bir telefonun farklı bir cihaz üzerinden IMEI sinyali verdiğini görüyor. ADLİ BİLİŞİM UZMANI SANSAR: BTK ÇALINTI TELEFONLARLA İLGİLİ ÇALIŞMA YAPMIYOR! Adli Bilişim Uzmanı Mustafa Sansar, aynı marka ve model kullanılmayan eski bir telefonun IMEI numarasının klonlanması durumunda, anlaşılmasının zor olduğunu, diğer taraftan farklı marka ve modellerden alınan IMEI numarasını BTK’nın gördüğünü ancak ilgilenmediğini belirtiyor. “BTK, farklı marka ve modelden gelen IMEI numarasını bloklamak için bir çalışma yapmıyor.” KLONDA PİYANGO SİZE DE ÇIKABİLİR Telefonunuza bir gün, “kullandığınız numara klonlanmıştır”, şeklinde bir SMS gelebilir. Masum vatandaş da bu durumda telefonunu açtırmak için sisteme 250 TL yatırmak zorunda kalıyor. Yani sistem, klonlamayı durdurmak yerine masum vatandaştan para tahsil ediyor! BTK, çalınan telefondan gelen IMEI sinyali ilgili neden hiçbir çalışma yapmıyor. Konuyu BTK’ya da sormak istediysem de, bu mümkün olmadı. Peki, BTK çalıntı IMEI numarasını neden bloklamıyor? En masum açıklamayı Aksaray’daki telefoncu şöyle açıklıyor: “Kabaca 2 milyon kaçak telefon kullanan vatandaştan gelecek oy kaygısı.” Diğer bir görüş ise şöyle: “17 günde komiser olunan bir polis teşkilatı yapısına evrildik, işi bilmiyorlar.” MAĞDUR TURİSTİN DURUMU DAHA ZOR! İstiklal Caddesi trafiğe kapalı bir alan olunca, hırsızların da mesken tutuğu bir yer olmuş. Hırsızın birinci hedefi, yabancı turistin cep telefonu. Buna karşın, telefonunu çaldıran turistlerin bir kısmı Beyoğlu’nda ifade vermek için kendilerinden istenen bürokrasiyi aşamayınca çoğunlukla vazgeçip, mutsuz bir biçimde ülkelerine dönüyorlar. Nöbet tutan polis, mağdur turisti yine IMEI numarası olmadığı için gönderiyor. Zaten iletişim aracını çaldıran turistin bu bilgiye o dakikada erişimi, pek mümkün olmuyor. Yine de inat edip, istenen belgeleri bir dedektif gibi toplayarak gelen turistler de var. Polonya’dan geldiğini anlatan turist çift, telefon hırsızlığı ile ilgili kendilerinden istenen belgeler nedeniyle, Türkiye’de kalış sürelerini uzatmak zorunda kaldıklarını anlatıyor. Ama çoğu turist, “IMEI numaran yoksa içeri giremezsin” itirazıyla karşılaşınca, hırsızlık ihbarı bile yapamadan, Türkiye’den mutsuz ayrılıyormuş. Polonyalı turist çiftimiz devam ediyor, IMEI numarasından sonra, hırsızın kamera görüntülerini de bölgedeki bir esnafın güvenlik kamerası marifeti ile bulup Türkçe dilekçeye eklediklerini belirterek, “Lütfen artık ifademi alın!” demek için gelmişler. Mağdur turistler ile iletişim kuracak İngilizce bilen hiç kimse yok. Çevirmen ise haftanın belli saatlerinde geldiğinden, mağdur turistler ilk şikâyetlerinde, üst kata ulaşabilirlerse, ancak randevu alabiliyorlar. Akıllı telefon hırsızlığında yabancı turistlerin zaten hedef kitle olduğunu öğreniyoruz. TBF BAŞKANI DENİZ: İFADE HAKKI SAVSAKLANAMAZ! Tüketici Birliği Federasyonu/TBF Genel Başkanı Av. Bülent Deniz, uyruğu ne olursa olsun, polisin mağdurla acilen ilgilenmesi gerektiği tespitini yaparak, aksi halde suç delillerinin kaybolmasının söz konusu olduğunun altını çiziyor. “Tercüman yok” ya da başka bir gerekçeyle ifadenin savsaklanmasının kabul edilemez bir durum olduğunu belirten Deniz, adliyelerde kolluk kuvvetinin de yararlandığı bir liste olduğunu, oradan aynı gün tercüman davet edilebildiğine işaret ediyor. Türk misafirperverliği mağdur turistleri ayakta bekleterek değil, bir çay ikram edip, geçmiş olsun diyerek, devletin şefkatli yüzünü gösteremez mi? Ve koca polis teşkilatı, turizmin merkezi Beyoğlu’na İngilizce bilen tek bir memur görevlendiremiyor mu? IMEI gibi sorular, BTK’nın bir birimine sorularak, mağdurun değil de, hırsızın cezalandırılacağı bir yapı tesis edilemiyor mu? Dahası, Kültür ve Turizm Bakanlığı burada bir hata görmüyor mu? İstanbul’un en turistik yerinde telefon hırsızlığına, “dur” diyemeyen sistem, mağdurun ifade hakkına da barikatlar örüyor. Kaynak Linki = https://www.muhalif.com.tr/haber/lutfen-artik-ifademi-alin-30955