Tüketici Birliği Federasyonu

"Türkiye'nin Vicdanı"

STOKA STOP DENİLMELİ

Dövizi bahane ederek ürünlere zam yapıp, stoklayan fırsatçılar can yakmaya devam ediyor. Her gün artan fiyatlar yetmiyormuş gibi bir de pek çok kalemde ürün stoklanması vatandaşı canından bezdirdi. Konuyla ilgili gazetemize konuşan Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, tüketicilerin temel tüketim noktalarında çok ciddi ürün bulunamama durumunun söz konusu olduğunu belirtti. HÜDA PAR haftalık olarak yaptığı gündem değerlendirmesinde bu konuya değindi. Yapılan değerlendirmede, “Stokçuluk ve fırsatçılığın, sektörü ele geçirdiği görülmektedir. Üreticiyi de vatandaşı da sömüren fırsatçılara karşı ivedi tedbirler alınmalı, kâr marjlarına belli bir limit konulmalı ve güçlü bir denetim mekanizması kurulmalıdır” ifadelerine yer verildi.

Döviz fiyatlarındaki artış zam fırsatçıları ve stokçulara yaradı. Yükselen fiyatlarla birlikte her gün değişen ürün etiketleri vatandaşı bezdirdi. Bu yetmezmiş gibi bir de ürün stoklanması, temel ihtiyaç maddelerinin tedariğinde yaşanan sıkıntılar vatandaşın canının burnuna getirdi. Yetkililer müdahale edeceğiz dese de sonu gelmeyen stokçuluk ve zam furyası can yakmaya devam ediyor. Konuyla ilgili gazetemize konuşan Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, ekonomideki hareketlilik nedeniyle yaklaşık 15 gündür tüketicilerin temel tüketim noktalarında çok ciddi ürün bulunamama durumunun söz konusu olduğunun altını çizdi.

“YOĞUN ŞEKİLDE TÜKETİCİLERİN ŞİKAYETİ VAR”

Çok ciddi şikayetler aldıklarını belirten Deniz, şöyle devam etti: Stok 2 türlü yapılıyor. Birincisi tedarikçiler ellerindeki malları satmaktan imtina ediyorlar. Bu konuda yoğun şekilde tüketicilerin şikayeti var. Tedarikçiler dolar kurundaki hareketliliği dikkate alarak, ellerindeki malı çıkarma konusunda cimri davranıyorlar. Bu temel olarak stoktur. Çünkü tüketici yasasına göre, bir ürünün mağazada sergilenmesi durumunda o ürüne talip olan tüketicinin o ürünü alması gerekir. Ama ürünleri mağazalara intikal ettirmedikleri için bu noktada tüketici son satış noktalarında ürün bulamıyor. 2’inci stok noktası da tüketicinin bizzat kendisi.”

“TÜKETİCİNİN STOK EĞİLİMİNE GİRMESİ DENGEYİ DAHA DA BOZACAKTIR”

Vatandaşların ürün fiyatı zamlanacak diye fazladan aldıkları ürünlerin de piyasa dengesini bozduğunu kaydeden Deniz, “Kamuoyunda şuanda, ‘hergün herşeye zam gelecek, bugün bu fiyata aldığımızı yarın bulamayacağız’ endişesiyle ihtiyaçtan fazla bir alım söz konusu. Yani bir tane ihtiyacı varsa 2 tane almaya kalkıyor tüketici. Tüketici açısından bir haklılık payı belki var. Ama tüketicinin de stok eğilimine girmesi, mal arzı ve talep arasındaki dengeyi daha da bozacaktır. Bu da yarın öbür gün ürünlerin hiç bulunamaması gibi bir tehlikeye de işaret edecektir. Tüketicide de biz özellikle gıda ürünlerinde stok yapmanın bir faydasının olmadığını, çünkü gıdada son kullanım tarihlerinin önemli olduğunu, tüketemeyecekleri bir tarih içeren gıda ürünlerini stok endişesiyle yapmamalarını tavsiye ediyoruz.” şeklinde konuştu.

“TEDARİKÇİLER VE ÜRETİCİLERLE İLGİLİ BİR DENETİMİN BAŞLATILMASI ZORUNLUDUR”

Ticaret Bakanlığı’nın stokçulukla mücadelede önemine vurgu yapan Deniz, son olarak şunları söyledi: “Üretici ve tedarikçi bakımından da stokçuluk suçtur. Bu noktada Ticaret Bakanlığı’nın harekete geçmesi gerekiyor. Özellikle stok yapıldığı düşünülen veya kamuoyunda iddia edilen noktalarda, ürün gruplarında tedarikçiler ve üreticilerle ilgili bir denetimin başlatılması zorunludur. Yoksa bu kargaşa büyüyerek devam eder. Eski yıllarda ürünlerin tezgah altına girmesi gibi bir durumla karşı karşıya kalınabilir. Türkiye 85 milyonluk bir ülke. Üretim noktasında bir sıkıntısı olmayacaktır diye düşünüyoruz. Dolayısıyla bu stokçuluk üretici açısından, tedarikçi açısından bir fırsatçılık olarak olarak değerlendirilmeli. Tüketici açısından da gereksiz bir panik alışverişi anlamına gelmektedir.”

“GÜNLÜK FİYATLAR DEĞİŞİYOR”

Gıda ve süt ürünleri satan esnaf Veysel Kar da konuyla ilgili gazetemize yaptığı açıklamada, vatandaş gibi kendilerinin de mağdur olduklarını belirtti. Aldıkları ürünlerin günlük olaral fiyatlarının değiştiğini ifade eden Kar, “Bugün 18 Liradan aldığımız ürünü yarın 25 Liradan almak zorunda kalıyoruz. Hem vatandaş mağdur oluyor hem de biz. Bu fiyat artışları satışlarımızı da olumsuz etkiliyor. Ben genel olarak kahvaltı ürünleri satıyorum. Bugün ben geçen hafta kaşarın kilosunu 47 Liradan satıyordum. Şuanda 79 liraya yükseltmek zorunda kaldım. Çünkü alış fiyatları yükseliyor. Kar marjımız kalmıyor. Sadece stokçuluktan kaynaklanmıyor. Biz toptancıdan mal aldığımızda hepsi fiyat artışlarını dolara bağlıyor. Devletin buna acilen bir çözüm bulması gerekiyor. İnsanlar ciddi mağduriyet yaşıyor. 5 liralık peynir, süt isteyen insanlar oluyor. Bugün bir dilim kaşar 100 gram geliyor, o da 8 lira tutuyor. 3 çocuğu olan bir insan hangi birine ne alacak. Sıkıntı çok büyük.” diyerek piyasadaki durumu özetledi.

HÜDA PAR: ÜRETİCİ İLE MARKET ARASINDAKİ FİYAT FARKI DUDAK UÇUKLATIYOR

HÜDA PAR haftalık olarak yaptığı gündem değerlendirmesinde bu konuya değindi. Gündem değerlendirmesinde konuyla ilgili şunlar kaydedildi: “Türkiye’de bir yandan gıdada artan fiyatlar diğer yandan üretici ile market rafları arasındaki fiyat farkları güncelliğini koruyor. Girdi fiyatlarının sürekli yükselmesi üretim maliyetlerini artırmaktadır. TÜİK rakamlarına göre Kasım ayında yurtiçi üretici enflasyonu bir önceki aya göre %9,99, bir önceki Kasım ayına göre ise %54,62 olarak gerçekleşti. Bu durum ne üreticiler ne de vatandaş açısından sürdürülebilir değildir. Diğer taraftan bu ÜFE rakamlarıyla üretici ve market fiyatları arasındaki %300 ile %900’lere varan farkı izah etmek mümkün değildir. Stokçuluk ve fırsatçılığın, sektörü ele geçirdiği görülmektedir. Üreticiyi de vatandaşı da sömüren fırsatçılar için ivedi tedbirler alınmalı, kâr marjlarına belli bir limit konulmalı ve güçlü bir denetim mekanizması kurulmalıdır.”

ERDOĞAN: STOKÇULUK YAPANLAR BEDELİNİ AĞIR ÖDEYECEK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, dün Katar’a hareketi öncesi Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. En çok rahatsız olduğu konunun stokçuluk olduğunu dile getiren Erdoğan, “(Stokçuluk) Şu anki cezai müeyyide çok düşük. Mehmet (Muş) Bey’e söyledim, hazırlıklarınızı yapın bu müeyyideyi onları rahatsız edici bir noktaya çıkaralım. Bedelini ağır ödeyecekler. Çünkü vatandaşımıza hele hele gıdada bu tür zulmü yapanlara biz ‘Buyur yoluna devam et diyemeyiz.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: https://dogruhaber.com.tr/haber/797325-stoka-stop-denilmeli/