Tüketici Birliği Federasyonu

"Türkiye'nin Vicdanı"

3 sendika iş bırakmak için buluştu

Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası(Hekim Sen), Tabip Sendikası (Tabip-Sen) ve Hekim ve Sağlık Çalışanları Birliği Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Hekim Birliği), sağlık haber sitesi medikritik.com’un düzenlediği yayında buluştu.

EMEK SERVİSİ

Sendikalar, bugün başlayacak 3 günlük iş bırakma eyleminin gerekçelerini ve sorunların çözümünü konuştu. Hekim sendikaları adına söz alanlar, açıklanması beklenen yasal düzenlemeyi de değerlendirdi. Hekimler, tek sorunlarının ücretle ilgili olduğu konusunda yanıltıcı haber yapan medya organlarını da eleştirdi. Etkinliğe 22 binin üzerinde katılımcı dahil oldu. Yayını birçok yetkili, gazeteci ve programcının da takip ettiği görüldü.

‘PARAYA İNDİRGENMESİNİ KABUL ETMİYORUZ’

İlk sözü alan Tabip Sen Başkanı Dr. Ahmet Erçek, 14 Mart’ta özlük hakları için eylem yapacaklarını defalarca dile getirdiklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

 

“Maalesef bugün gerek internet medyalarında gerek ana haberlerde yine 2 bin 500 lira, 5 bin lira gibi zam rakamları görmeye başladık. Taleplerimizin ısrarlı bir şekilde paraya indirgenmesi ve bu şekilde halkın önüne atılmasını kabul etmiyoruz. Çok olumlu başladığımız bu süreçte bir sabah uyandığımızda paraya tamah eden, bu işlerin hepsini para için yapan bir pozisyona düşürülüyoruz. Sanki tek mevzu paraymış gibi ortaya atılıyoruz.”

GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTIRILMALI

Hekim-Sen Genel Başkanı Dr. Adil Kurban, konuşulan problemlere ilişkin malpraktis (bir meslek mensubunun, mesleğini uyguladığı esnada ortaya çıkan hatalı hareketleri) davalarına dikkat çekti. Kurban, “Bir insanı tedavi ediyorsunuz, hasta hasbel kader hayatını kaybettiğinde size 4-5 milyon lira ceza kesebiliyorlar.” dedi. Özellikle bu davaları takip eden avukatların dahi arttığını bildiren Kurban, hekimlerin bu duruma karşı korunaksız olduğunu vurguladı. Gündemden düşmeyen sağlıkta şiddet vakalarına dikkat çeken Kurban, hastanelerde güvenlik personel ve önlemlerinin de artırılması gerektiğine de dikkat çekti.

‘VARLIK YOKLUK MÜCADELESİ’

Hekim-Sen Denetim Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Baran, sendika olarak ana mottolarının yalnızca hekimlerin özlük hakları olduğunu bildirdi. Baran, bu çerçevede hareket ettiklerini belirterek “Bu meslek parayla değerlendirilebilecek bir meslek değil.” dedi.

 

“Burada biz hekimlere düşen şey birlik olmak. Ben bütün hekim arkadaşlara şunu söylüyorum: Herkes birbirini tanısın. Hiç kimse kendini yalnız hissetmesin.” diyen Baran, herkesin bütün gücünü 14-16 Mart’ta yapılacak olan iş bırakma eylemine vermesi gerektiğini söyledi.

Yeni hekimlerin yetişmesinde de ciddi sıkıntılar doğduğuna dikkat çeken Baran, sayıları 110 bini bulan tıp fakültesi öğrencilerinin nasıl eğitim aldığı, eğitimlerinin ardından nasıl hizmet vereceklerini iyi sorgulamak gerektiğini vurguladı.

‘TOPLUMA KALİTELİ HİZMET SUNMAK İSTİYORUZ’

Hekim Birliği adına konuşan Dr. Çağlar Yıldırım, mesleklerini yerine getirirken yaşadıkları olumsuz durumları aktardı. Zor koşullar içinde de ön cephede savaştıklarını, ailelerini haftalarca görmemeye razı olduklarını ve her şeye rağmen devam ettiklerini ifade eden Yıldırım “Ülkemizden, halkımızdan ve haklarımızdan vazgeçmedik, vazgeçmeyiz. Topluma hak ettiği kaliteli sağlık hizmeti sunmak ama bunun karşılığını da almak istiyoruz.” dedi.

Yıldırım şöyle devam etti:

 

“Biz tükendik, hastalandık ve ölüyoruz. Önce kendimizi tedavi etmek, sonra da bu sağlık sistemini toplumun yararına olacak şekilde iyileştirmek istiyoruz. İsteklerimizin sadece maaş artışı gibi bir kavrama sıkıştırılmasını asla kabul etmiyoruz. Hak ettiğimiz, insana yakışır, çalışma koşulları ve hastalarımızın hak ettiği şekilde sağlık hizmeti elde etmelerini istiyoruz. Tıbbiyeli vatanını sever Hikmet Boran’ın ruhuyla.’

MHRS’DE RANDEVU BULUNMUYOR

Son günlerde kamu hastanelerinden randevu alınmasında yaşanan zorlukları değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “Yaptığımız araştırma, birçok ilde ve çok sayıda branşta randevu alınamadığını ortaya koymaktadır.” dedi.

Deniz, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Son günlerde kamu hastanelerinden randevu alınamamasına yönelik çok sayıda yakınma Tüketici Birliği Federasyonu’na ulaşmıştır. Yakınmaların belirgin şekilde artması üzerine, Tüketici Birliği Federasyonu tarafından çok sayıda ilde, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alınabilirlik durumu sorgulanmıştır. İstanbul, İzmir, Bursa, Balıkesir, Erzurum, Antalya, Konya, Tunceli, Siirt, Mardin illerinde, 12 Mart 2022 tarihinde; göz hastalıkları, kulak burun boğaz, genel cerrahi, diş hastalıkları, çocuk hastalıkları, göğüs hastalıkları, iç hastalıkları, kadın hastalıkları, cildiye branşlarında MHRS üzerinden randevu talep edilmiştir. Talep edilen randevuların tamamına; ‘Aradığınız kriterlere uygun randevu bulunamamıştır. Randevu aradığınız klinik için kriterlerinizi değiştirerek farklı hastane ya da semt polikliniklerinden tekrar arama yapabilirsiniz. (RND4010)’ mesajı ile cevap verilmiş ve belirtilen il ve branşlarda randevu alabilmek mümkün olamamıştır.

Sağlık, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı, evrensel ve anayasal bir haktır. Sosyal devlet, yurttaşlarının bu haklarını, eşitlik ilkesi çerçevesinde, kullanabilmelerini sağlamakla görevlidir. Yıllardır övünülen sağlıkta devrim, dönüşüm iddiasının, son günlerde sağlık alanında yaşanan tartışmalar karşısında temelsiz kaldığı görülmektedir. İktidarın, 14 Mart Tıp Bayramı arifesinde, son günlerde bu alanda yaşanan gerginliği gidermesi, özveri ile çalışan sağlık çalışanlarımızın, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sosyal ve ekonomik yönden güçlendirecek adımları derhal atması gereklidir.”

‘TEMEL SORUN İŞ YÜKÜ’

Yayının moderatörlüğünü yürüten medikritik.com Genel Yayın Yönetmeni Eren Öztürk de öne çıkan katkılar yaptı. Öztürk, hekimlerin, sadece kendileri için değil karşılarına gelen hastaların daha iyi sağlık hizmeti alabilmeleri için bu mücadeleyi verdiklerinin sık sık altını çizdi. Öztürk, şöyle konuştu:

“Biz hekimlerin sorunları sadece hekimlerin değil. Şimdi baktığımız zaman Almanya ile nüfusu neredeyse aynı olan Türkiye’de, Almanya’nın 10 katı kadar hastane başvurusu var. Türkiye’de vatandaşların hastane başvuruları son yıllarda inanılmaz bir şekilde arttı. İstatistiklere baktığımız zaman bir kişi yılda 10 defa acil servise başvuruyor. Şimdi düşünebiliyor musunuz? Bir kişinin başına yılda 10 kere acil bir şey gelmesi tüm nüfus düşünüldüğünde önemli bir yük. Bunu hekimlerin, hastanelerin kaldırması zaten mümkün değildi.

‘FIRSATA DÖNÜŞEBİLİR’

“Bu başvurularda istediğimiz testler olsun, istediğimiz ilaçlar olsun bunların hepsi neredeyse ithalata dayalı ve aradaki kur farkından dolayı şu an giderler iyice artmış durumda.

Tetkiklerin gereğinden fazla olması Türkiye ekonomisine de ciddi bir zarar vermekte. Bu açıdan bu konunun da ayrı ele alınması lazım. Bizim en büyük sorunumuz aslında aşırı iş yüküdür. Diğer sorunların hepsi aşırı iş yükü kaynaklı sorunlardır. Dünya genelinde de bir hekim krizinden söz edilebilir. Kovid-19 ile birlikte yabancı kaynakları taradığımız zaman birçok ülkede istifaların çok arttığını, 3 katına kadar çıktığını görüyoruz. Türkiye’de istifa yasağı gelmişti. Yasak kalktıktan sonra istifalar ve yurt dışına göçler artmış durumda. O açıdan Türkiye aslında tüm dünyadaki sağlık sistemi krizini geçmişteki kamucu birikimine dayanarak bir fırsata dönüştürebilir. Bu açıdan da bizim çabamızın ülkemizin yararına olduğunu düşünüyoruz.”

Kaynak: https://www.aydinlik.com.tr/haber/hekimler-14-15-16-martta-is-birakiyor-3-sendika-is-birakmak-icin-bulustu-305593